İnsan penisinin neden bu kadar büyük olduğu sorusu, evrimsel biyolojinin uzun süredir tartışılan bir konusuydu. Antropomorfik maymunlarla yapılan karşılaştırmalar bu durumu daha da ilginç hale getiriyor. Örnek vermek gerekirse, bir gorilin erect haldeki penis boyu yalnızca birkaç santimetre iken, insanların ortalama penis boyu bu ölçümün çok üzerindedir. University College London tarafından gerçekleştirilen geniş çaplı bir araştırma, 15.521 erkek üzerinde yapılan incelemeler sonucunda ortalama ereksiyon boyunun 13,12 santimetre olduğunu ortaya koymuştur. Peki, evrim insanları neden diğer primatlardan farklı bir yöne yönlendirdi?
Avustralya Ulusal Üniversitesi tarafından yapılan ve PLOS Biology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, bu durumun ardında en güçlü etkenlerden biri cinsel seçilim. Araştırmalar, kadınların belirli bir penis boyutunu, genellikle erkeklerin boy uzunluğu ve geniş omuzları gibi fiziksel özelliklerle birlikte çekici bulduğunu göstermektedir.
Erkekler arası rekabetin etkisi ise göz ardı edilemez. Yeni yapılan bir takip çalışması, durumun yalnızca kadınları etkilemekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda erkekler arasındaki rekabetle de ilgili olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmanın dikkat çekici bulguları arasında, erkek katılımcıların daha büyük penis boyutuna sahip figürleri “fiziksel olarak daha tehdit edici” ve “savaşma yeteneği yüksek” rakipler olarak algılaması yer alıyor. Ayrıca, erkeklerin penis boyutunun kadınlar için ne kadar önemli olduğu konusunda gerçekte olduğundan daha fazla tahmin etme eğiliminde olduğu da tespit edilmiştir.
Araştırmayı gerçekleştiren Upama Aich ve Michael D. Jennions’a göre, penis boyutunun çekicilik üzerindeki etkisi, bir “dövüş kabiliyeti sinyali” olmanın etkisinden 4 ila 7 kat daha fazla. Bu bulgular, insan penisinin erkekler arasında bir statü sembolü olmaktan çok, kadınları çekmeye yönelik bir “cinsel süs” olarak evrildiğini göstermektedir.
Bilim insanları, bu evrimsel gelişimin tek bir faktöre indirgenemeyeceğini de vurguluyor. Yüz hatları, kişilik, ses tonu ve diğer fiziksel özellikler, eş seçiminde önemli rol oynamakta. Ancak biyolojik açıdan bakıldığında, “boyut” meselesi hem bir çekim merkezi hem de antik bir rekabet sinyali olarak genlerimize işlemiştir.