En çok çocukları vurdu! Risk yüzde 17’den 28’e çıktı

Miyopinin yüzyıllardır insanlık tarihinde bilinen bir rahatsızlık olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Göktuğ Demirci, miyopi sorununun özellikle son 20 yılda ciddi şekilde arttığını belirterek “Uzak Doğu´da yüzde 97´lere ulaşan, miyopi pandemisi olarak da söyleyebileceğimiz bir durum mevcut. Bu oran teknoloji ve yakına bakmanın daha az olduğu çocukların doğayla iç içe olduğu Afrika´da ise yüzde 10 seviyesindedir. 2050 yılında dünyadaki miyop sayısının 1,4 milyardan 5 milyar insana çıkacağı düşünülüyor. Yani dünya nüfusunun yüzde 50´sine. Bu rakamlar pandemi öncesi yapılan çalışmaların sonuçları olup Ağustos 2021´de Hong Kong´da yapılan çalışmaya göre pandemi ile çocukların eve kapanıp, doğayla buluşmaması ve daha çok ekrana bakması miyop gelişme oranını pandemi öncesine göre yüzde 17´den yüzde 28´e çıkarmıştır” diye konuştu.

Yüksek miyobun uzak görmeyi etkilemenin dışında ileri yaşlarda körlüğe dahi neden olabilecek makula dejenerasyonu, glokom ve retina dekolmanı riskini arttırdığına değinen Doç. Dr. Demirci, şöyle devam etti: “Yakına bakma, genetik ve çevresel faktörler kıyaslandığında en önemli artış etkeninin çevresel faktörler yani çocukların güneş ışığını az aldığı, eve kapandığı dönemlerde olduğu gösterilmiş. Dolayısıyla çocukların dış ortamda geçirdiği zaman miyopi gelişimini yavaşlatan en önemli etken olarak düşünülüyor. Çin´de uydu takip sistemleri de kullanılarak yapılan çalışmada çocukların betonlar yerine yeşillikler içinde geçirdiği zaman arttığında miyop gelişiminin yüzde 30 azaldığı gösterildi. Ders süreleri kısaltıldı, teneffüs süreleri arttırıldı. Hatta pilot bölgelerde çocukların uzağa ve doğaya bakabilmeleri için `Camdan Okullar´ projesi başlatıldı.”

Çocukların göz sağlığını korumak için ailelerin alabileceği önlemleri Doç. Dr. Demirci, şu şekilde sıraladı: “Bir araştırmaya göre 8 yaş altı çocuklar 2 saatten fazla zamanlarını ekran karşısında geçiriyor. 8-10 yaş ise bunu üçe katlıyor ve 6 saatten fazlasını ekran karşısında geçiriyor. Daha büyük çocuklarda ise 9 saatin üstünde olmazsa anormal bir durum oluyor.”

Doç. Dr. Demirci, “1904´te Dr. Henry Edward Juler `Belki de miyopileri yükseldiğinde hastalara deniz yolculuğuna çıkmalarını önerebiliriz´ demiştir. 100 yıl sonra da biz miyoplara gün ışığına çıkın ve bol bol uzağa bakın diyoruz. Ne kadar ekrana bakarsanız o kadar sorun yaşarsınız. Computer Vision Syndrome yani `Ekrana Bakma Sendromu´nun neden olduğu veya kötüleştirdiği sorunlar arasında bulanık görme, kuru ve tahriş olmuş gözler, göz yorgunluğu, baş ağrısı, kelimelerin ekranda hareket etmesi, sırt, boyun ve omuz ağrısı bulunuyor. Öncelikle çocuğunuza ekranı yasaklamayın, nasıl kullanacağını öğretin. Çocuğunuzun ekrana bakma sendromu riskini azaltmak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri, “20-20-20″ kuralına uymalarını sağlamaktır. Her 20 dakikada bir, gözlerinizi ekrandan ayırın ve en azından bir şeye bakın. En az 20 saniye boyunca 20 metre uzağa. Bu basit mola, göz odaklama kaslarını gevşeterek dijital göz yorgunluğunun birçok belirtisini azaltır. 20-20-20 kuralı ayrıca miyopi ilerleme riskini azaltabilir. Uzun süreli ekran kullanımında gözleriniz dijital ekrana bakarken farklı yönlere odaklanarak baktığı için daha fazla çalışır. Göz kırpma oranımız hemen hemen yarıya iner ve bu da göz kuruluğuna neden olur. Göz kırpmak gözlerinizi nemli tutar ve göz kuruluğu ihtimalini azaltır” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Demirci, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “20-20-20 kuralı dik oturmak ve baş, boyun ve omuzları yeniden hizalamak için de iyi bir zamandır. Başı yavaşça sağa, sola ve yukarı, aşağı hareket ettirmek, gergin kasları rahatlatabilir, yorgunluğu azaltabilir. Ekrana bakma sendromunun vücut ile ilgili semptomlarını azaltmak için yürümek ve kasları germek daha uygundur. Günümüzde bilgisayar ekranları ve dijital cihazlar tarafından yayılan mavi ışığa maruz kalmanın zamanla bir çocuğun gözlerine ne kadar zarar verebileceğinden kimse emin değil. Araştırmacıların bunu çözmesi yıllar alabilir. Bu arada çocuğunuzun gözünü hem güneş ışığından hem de dijital cihazlardan gelen mavi ışıktan korumak akıllıca olacaktır. Dış mekanlarda, polarize güneş gözlükleri, güneşin zararlı mavi ışığının yaklaşık yüzde 90’ını veya daha fazlasını engelleyerek parlama ve mavi ışıktan en iyi korumayı sunar. İç mekan kullanımı için entegre mavi ışık filtreli gözlük camları iyi bir seçimdir. Farklı gözlük camı şirketlerinin mavi ışık filtreleme özelliklerini farklı şekilde ölçebileceğini ve en etkili mavi ışık filtrelerine sahip camların bu camların görünümünü etkileyecek bir renk tonuna sahip olduğunu unutmayın. Son olarak rol model olun ve koyduğunuz kurallara siz de uyun. Çocuğunuzun dijital cihazlara ayırdığı zamanını, göz yorgunluğunu azaltmak ve mavi ışığa maruz kalmayı sınırlandırmak için her gün medyasız zamanlar oluşturmak harika bir fikirdir. Aile olarak çocuklarınızla bağlarınızı kuvvetlendirmek için bu zamanı kullanın. Unutmayın, gözlerimiz bizim için çok çalışıyor. Bu yüzden kendinize ve çocuklarınıza verimli, sağlıklı gözler için gerek duyulan dinlenme ve desteği sağlayın.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort kadıköy escort İstanbul escort avcılar escort esenyurt escort maltepe bayan escort avcılar escort beylikdüzü escort bakırköy escort halkalı escort şirinevler escort sefaköy escort maltepe escort Bipopka gaziantep escort sanliurfa escort diyarbakir escort manisa escort kayseri escort samsun escort balikesir escort kahramanmaras escort van escort aydin escort tekirdag escort