Krizde Rusya'nın muhtemel 3 senaryosu

Krizde Rusya’nın muhtemel 3 senaryosu

Rusya Devlet Başkanı Putin’in ayrılıkçı bölgeleri tanımasına Batılı ülkelerden sert tepki geldi. Dün ise ABD Başkanı Biden, Avrupa ülkelerinin ardından yaptırımlar uyguladıklarını açıkladı.

Biden, yaptırımları sonucunda Rusya’nın Batı’dan finansman sağlamasının artık mümkün olmayacağını ve Rusya’daki ‘oligarklar’ olarak tanımlanan 3 elit aileye yaptırım uygulayacaklarını duyurdu. Ayrılıkçıları tanımalarının ardından Rusya’nın bedel ödeyeceğini söyleyen Biden, iki Rus finans kurumuna da yaptırım uygulanacağını açıkladı. Biden, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik adımlarını “işgalin başlangıcı” olarak nitelendirirken Kremlin ise Putin’in, Biden’ın konuşmasını izlemediğini söyledi. ABD Başkanı Biden ise yaptırımlarının ‘zayıf’ kalması nedeniyle eleştiri oklarının hedefindeyken, muhtemelen ABD-Rusya görüşmeleri ise kesin olarak iptal edildi.

Taraflardan geri adım gelmez ve gerilim tüm hızıyla devam ederken dünya Rusya’nın atacağı adımları da merakla bekliyor. İşte Reuters’ın Rusya’nın atacağı adımlara dair hazırladığı 3 olası senaryo…

ABD ve Avrupa’da pek çok kişi ayrılıkçı bölgeleri tanıma ve ilerleme kararının ‘işgalin ilk adımı’ olduğunu düşünse de birçok analist bunun Rusya’nın duracağı bir yer olabileceğini belirtiyor.

Yazar Tim Ripley “Bu onu köşeye sıkıştırılmış halden kurtaracak işgal senaryosu. Putin bir şey yaptı ve bu noktada zafer ilan edebilir, en azından kendi kitlesi için” dedi.

Ripley, sonraki adımların hemen daha fazla bölge almaya çalışmaktansa Karadeniz’deki Ukrayna limanlarına deniz ablukası gibi başka şekillerde baskı uygulayabileceğini belirtiyor. Ripley’e göre amaç, Ukraynalıların gözünü korkutmak ve Kiev’in Batılı müttefiklerinin ‘kağıttan bir kaplan olduğunu göstermek’ olacak.

Bu arada Ripley’e göre Rusya zaten bazı büyük hedeflere ulaştı: NATO müttefiklerini alenen kabul etmeye zorlamak, komşu Belarus’a süresiz büyük bir kuvvet konuşlandırmak gibi… Ripley Belarus hamlesine dikkat çekerek “Belarus, dengeyi değiştirmeyi amaçlayan oldukça büyük bir hamleydi. NATO’nun bölgeyi savunma biçimini değiştiriyor” dedi.

Doğu Ukrayna’daki ayrılıkçılar ülkenin yarısından azını kontrol ediyor, 2015’ten bu yana da sıklıkla ateşkes ihlal ediliyor.

Reuters’a göre, Rusya bütün olarak Ukrayna’ya kitlesel bir işgal başlatmadan ayrılıkçı toprakları genişletmeye çalışabilir.

Buna noktada bir hedef doğu Ukrayna’nın ana limanı olan Mariupol olabilir. Zira bu bölge, 2014-2015’te ayrılıkçılarında saldırmaktan vazgeçtikleri bir bölge olmasıyla biliniyor. Bu bölgeyi ele geçirmek, Azak Denizi’nde tam kontrolü güvence altına alması ve Kiev’e ekonomik baskı uygulayacakları bir bölge olması anlamına geliyor.

Ancak Doğu Ukrayna’da artan topraklar üzerinde bir savaş, sert uluslararası yaptırımlar ve Rusya’nın sınırlı stratejik kazanımlar elde etmesi anlamına gelecek.

Batılı ülkeler, özellikle ABD ve İngiltere, birkaç haftadır bu olasılığa karşı uyarıda bulunuyorlar.
Buna göre Rusya, tüm Ukrayna’yı ele geçirmek için çok daha büyük bir operasyon uygulayabilir veya en azından mevcut hükümeti devirmek için Kiev’e hareket edebilir.

Bazı yorumcular Putin’in televizyondaki meydan okuyan konuşmasını kanıt olarak göstererek, Rus liderin tamamen Ukrayna’yı ele geçirmediği sürece tatmin olmayacağı ifade etti.

The Guardian muhabiri Shaun Walker “Putin’in aklında şu an ‘Ukrayna’nın doğusundan bir ısırık alıp gitmekten’ çok daha fazlası var gibi görünüyor. Putin’in son sözleri, eğer Kiev şiddeti durdurmazsa sonradan dökülen kanın sorumluluğunu almayacağıydı. Bu en basit tabiriyle bir savaş ilanı gibiydi” diyerek bu senaryonun daha muhtemel olduğunu söylüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.