
Temmuz ayında Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet mücadelesinin yeniden alevlenmesiyle ABD ile İran arasındaki çatışmalar üçüncü kez şiddetlendi. Tarafların enerji tesisleri, su altyapısı ve nükleer öneme sahip noktaları hedef aldığı karşılıklı saldırılar, bölgedeki güvenlik riskini üst seviyeye taşırken, uluslararası kamuoyunda çatışmalar giderek “Hürmüz Savaşı” olarak anılmaya başladı. Artan askeri sevkiyat ve Washington’dan gelen sert açıklamalar ise diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken, Ortadoğu’da gerilimin daha da tırmanabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
KÖRFEZ’DE KIRMIZI ALARM

ABD ile İran arasındaki çatışmalar dokuzuncu gecesine girerken Körfez ülkelerinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Bahreyn‘de gece saatlerinde ikinci kez sirenler çalarken, yetkililer vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılardan en yakın güvenli bölgelere geçmelerini istedi. Aynı saatlerde ABD de İran’ın Bahreyn’in başkenti Manama’daki bazı noktaları hedef almaya çalışabileceğine ilişkin güvenlik uyarısı yayımladı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı’nın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, siren sistemlerinin yeniden devreye alındığı belirtilerek halktan panik yapmadan resmi makamların yönlendirmelerine uymaları istendi. Geceden bu yana ikinci kez yapılan uyarıda, tüm vatandaşlar ile ülkede ikamet edenlerin güvenlik amacıyla en yakın korunaklı alanlara gitmeleri çağrısında bulunuldu.
ABD’DEN MANAMA İÇİN KRİTİK UYARI
Bahreyn’deki gelişmelerin ardından ABD’nin Manama Büyükelçiliği de güvenlik açıklaması yayımladı. Açıklamada, İran’ın başkentin merkezindeki bazı bölgeleri hedef alabileceğine ilişkin istihbarat bilgileri bulunduğu ifade edildi. Büyükelçilik, ABD vatandaşlarına dikkatli olmaları, zorunlu olmadıkça riskli bölgelerden uzak durmaları ve Bahreyn makamlarının talimatlarını yakından takip etmeleri çağrısında bulundu.
KUVEYT’TE HAVA SAVUNMASI YENİDEN DEVREDE

Gerilimin hissedildiği bir diğer Körfez ülkesi Kuveyt oldu. Ülkede gece saatlerinde duyulan patlama seslerinin ve elektrik kesintilerinin ardından Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı açıklama yaptı. Açıklamada, seslerin hava savunma sistemlerinin İran’dan geldiği belirtilen insansız hava araçlarına yönelik müdahalesinden kaynaklandığı bildirildi.
Yetkililer, vatandaşlardan ve ülkede yaşayan yabancılardan resmi güvenlik uyarılarına eksiksiz uymalarını isterken, hava savunma unsurlarının olası tehditlere karşı görevini sürdürdüğü kaydedildi.
ABD: İRAN’IN DENİZ UNSURLARI HEDEF ALINDI
Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik operasyonların dokuzuncu gecesinin tamamlandığını duyurdu. Yapılan açıklamada, son saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı‘ndan geçen ticari gemiler ile sivil denizcilik faaliyetlerine yönelik tehdit oluşturma kapasitesini azaltmayı amaçladığı belirtildi.
Operasyon kapsamında İran’a ait askeri komuta merkezleri, hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme tesisleri, deniz unsurları, füze ve insansız hava aracı fırlatma alanları ile askeri iletişim altyapısının hedef alındığı ifade edildi.
İran basınında yer alan haberlerde ise ülkenin güneybatısındaki Huzistan eyaletine bağlı Mahşehr ile Bender İmam Humeyni liman kentleri başta olmak üzere birçok noktada patlama seslerinin duyulduğu aktarıldı.
“ÇOK SERT VURDUK”
ABD Başkanı Donald Trump da operasyonların ardından yaptığı açıklamada, Ortadoğu’da hayatını kaybeden üç ABD askerini anarak İran’a yönelik yeni saldırıların çok sert şekilde gerçekleştirildiğini söyledi.
Trump, “Bu gece, Ortadoğu’da hayatını kaybeden üç ABD’li askerimizin anısına İran’ı bir kez daha çok sert vurduk. Şu anda yaptığımız şey onların nükleer füze sahibi olma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak. Son bir buçuk haftalık sürece baktığınızda bunu muhtemelen engelledik, ancak ‘muhtemelen’ kelimesini kullanmak istemiyorum.” ifadelerini kullandı.
RUBIO’DAN İRAN YÖNETİMİNE SUÇLAMA
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise İran yönetimini ekonomik kaynaklarını ülke yerine bölgedeki silahlı gruplara aktarmakla suçladı.
Rubio, İran’ın önemli ekonomik kaynaklara sahip olmasına rağmen yaptırımların hafifletilmesi ya da petrol gelirlerinden elde edilen milyarlarca doları ülkenin kalkınmasına ayırmadığını savundu. İran yönetiminin bu kaynakları Hizbullah ve Hamas gibi örgütlere destek vermek için kullandığını öne süren Rubio, rejimin ülke ekonomisi yerine terörün finansmanını tercih ettiğini iddia etti.
