Altın yatırımcıları, son üç ayı kayıpla geçirdi. 2 Haziran 2026’da, ABD ile İran arasında şubat ayının son gününde başlayan savaş, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına neden olarak varlık fiyatlarını olumsuz etkiledi. Savaş süresince, taraflardan gelen gerilimi azaltmaya yönelik veya riskleri artıran açıklamalar, piyasalarda dalgalanmaların artmasına yol açtı. Boğazın kapanması, enerji fiyatlarını yükselterek, önde gelen merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik beklentileri de değiştirdi. Savaş öncesinde bu yıl faiz indirimi beklenen ABD Merkez Bankası’nın (Fed), savaş sonrasında faiz indirimine gitmesi beklenmiyor. Ancak, enflasyonist baskıların devam etmesi durumunda, piyasalarda Fed’in yıl sonuna kadar faiz artırabileceği öngörülüyor.
Fed’in politikalarına dair değişen beklentiler, altın gibi değerli madenlerin fiyatlarını doğrudan etkiledi. Altının onsu, ocak ve şubat aylarında ABD yönetiminin Grönland’ı satın alma girişimi nedeniyle Avrupa ülkeleri ile yaşanan gerilim, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve teknoloji ile yapay zeka şirketlerindeki yüksek değerleme endişeleriyle birlikte, merkez bankalarından gelen güçlü talebin etkisiyle yükselmişti. 2026 yılına 4,313 dolardan giriş yapan altın, ocak ayında 5,600 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 12,4 değer kazancıyla 4,849 dolardan kapatan altın, şubat ayında da yükselişini sürdürerek bu ayı yüzde 8,5 değer artışıyla 5,263 dolardan tamamladı.
Ancak, Orta Doğu’daki gelişmelerle birlikte altının onsu mart ayında 4,099 dolara kadar geriledi ve bu ayı yüzde 11,32’lik bir düşüşle 4,667 dolardan kapattı. Mart ayındaki bu değer kaybı, 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kaydedildi. Nisan ayında da yüzde 1 değer kaybeden altın, mayıs ayında yüzde 1,77 daha düşerek ayı 4,540 dolardan tamamladı. Böylece, altın onsu üç ay üst üste değer kaybetmiş oldu.
Gümüş fiyatları da benzer bir düşüş yaşadı. Güneş paneli üretimi gibi endüstriyel bir varlık olan gümüş, mali piyasalardaki dalgalanmalarla birlikte oynaklık gösterdi. Yıla 71 dolardan başlayan gümüş, ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ocak’ta yüzde 17,2 artışla 83,3 dolardan kapanan gümüş, şubat ayını da yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamladı. Ancak, mart ayındaki çatışmaların etkisiyle sert bir düşüş yaşadı; gümüş, bu ayı yüzde 19,9’luk bir azalışla 75,1 dolardan ve nisan ayında da yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolardan kapattı. Gümüş, mayıs ayı sonunda tekrar toparlanarak yüzde 2,1 artışla 75,3 dolara ulaştı.
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, Hürmüz Boğazı’ndaki uzun süreli aksamanın, enerji fiyatlarını yüksek tutarak altın için destekleyici bir piyasa ortamı yaratmadığını belirtti. Jeopolitik gelişmelerin, klasik bir güvenli liman arayışına değil, yüksek enerji fiyatları üzerinden enflasyon endişelerini artırdığını ifade etti. Bu durum, tahvil getirilerini yükseltirken doları güçlendiriyor ve Fed’in faiz indirimine dair beklentileri azaltıyor. Hansen, değerli metal yatırımcılarının faiz beklentilerinin önemli kalmaya devam ettiğine vurgu yaparak, “Faiz getirmeyen bir varlık olarak altın, faiz oranları düştüğünde daha cazip hale gelir çünkü elde tutmanın fırsat maliyeti azalır. Aksine, piyasalar faiz indirimi beklentilerini geri çektiğinde altın genellikle zor günler geçirir,” dedi.
